31 Temmuz 2011 Pazar

Aslında size kafamın karışık olduğundan.. Elinizde para yoksa, bundan önce yaptıklarınızın kocaman bir hiç olduğundan.. Ailenizden bir süre uzak yaşadıysanız, bir daha bir arada yaşamanın ne zor olduğundan.. Rejim yapmaktan ve bunu sürekli vurgulayan insanlardan..  Kaçıp gidivermek istediğimden söz etmek istemiştim..

Sonra bir edebi korku sardı beni.. Hayır bu olmaz.. Hımmm bu da olmaz.. Aileni mi kötüleyeceksin şimdi, yanlış anlaşılır.. Rejim yapamadığını söylemek zayıf göstermeyecek mi seni??  gibi bir sürü soru geçti içimden.. Yazdım sildim.. Yazdım sildim.. Sonra kendime kızdım.. Birşeyler yazmak için içindekileri anlatmalı insan diye düşünmüşümdür hep.. Okuduğum kitaplarda bile buna dikkat ederken, benimkisi de bir miktar iki yüzlülük sayılırdı yazmasaydım..

Tek tek anlatayım aslında hepsini.. Kafam karışık baya.. Arayıp sormayan, ne yaptığımı kontrol etme gereği duymayan birisi var mesela.. Evet hani sadece konuşabildiğim.. Daha doğrusu artık konuşamadığım.. Yepyeni bir yolun başında duruyorum öyle.. Bir yanda merak ediyorum.. Bir yandandan "Ben konfor severim efendim, engebeli yollara dayanabilirmiyim?" diyorum..  Şimdi sadece bekliyorum yolda.. Bakalım ne olacak..

İstifa edeli iki ay oldu.. Bayağılığa tahammül edemiyorum ben malesef.. Bence işe alırken buna da bakmalılar insanda.. Bir adam bir ortama girince, orayıda bayağılaştırıyor sonra.. Ya bunu kabul edip lağım çukurundan farksız bir havayı soluyacaksınız - ki bu onlardan olmasanızda, o kokunun üstünüzde sineceği gerçeğini değiştrirmez- ya da arkanıza bakmadan çıkacaksınız.. Derin  bir nefes alacaksınız.. Ben tercihimi yaptım.. Derin bir nefes aldım.. Ama yinede bazen endişe duyuyorum.. Kaldığım süre bile yettimi kokularının bana sinmesine diye..

İnsanlarda ki mantık tek aslında.. Paran varsa varsın.. Senden para alabildikleri sürece sana para veriyorlar.. Senden birşeyler isteyebildikleri, sana birşeyler yükleyebildikleri sürece varsın.. Mesela;  hesabı ödeyebildiğin sürece, beğendikleri eşyayı alabildiğin sürece, faturayı yatırabildiğin, kontr alabildiğin sürece fikir belirtme hakkın var.. İnsan parasız kalınca anlıyor.. 10 TL'nin hesabını yaparken buluyorsun işte insanları.. Hiç kimse onlar için harcadığın onca parayı hatırlamıyor.. Kredi kartının borcunda payları olduğunun lafı bile geçmiyor malesef.. Ve sen sadece şaşkın şaşkın bakakalıyorsun..

 Ailesinden ayrı yaşayan bir arkadaşım vardı.. Sonradan ailesi ile oturmak zorunda kalmıştı.. Çok zor geliyor derdi.. Bir hafta oldu tatilden ailecek döneli.. Onlar yokken kurduğumuz düzen altüst olmuş durumda.. Düzelttiğimiz herşey yerle bir.. Anlatıyorsun umurlarında mı? Hayır.. Kendi evin değil bir şey diyemiyorsun susuyorsun.. Böyle bir düzende yaşamak istemiyorsun.. Kendini yiyiyorsun.. Kendi evime geçeyim desen ortalık kalkar.. En iyi ihtimalle, biz gidicez oturun burda denilecek.. Ama 3 ay sonra gelip herşeyi bildiğimize çeviririz..

 Zayıflamak istiyorum.. Hayır zayıflamam gerek demiyorum.. Kabul etmiyorum artık böyle bir zorunluluğu.. Sadece istiyorum.. Ama herkes benden daha meraklı bu konuda.. Herkes de bir fikir..Herkes de bir uyarma sevdası.. Kendi koca göbekleri ve götleriyle, kırk yılda bir yaptıkları keyifli sahil yürüyüşlerini- ayaklarında terliklerle denize baka baka- referans göstererek spor yapmak hakkında akıl veriyorlar.. İçimden çok şey demek geçiyor.. Nasılsa anlamayacak ve terbiyesiz bu diyerek kendilerini haklı çıkaracaklar..

Bunca şeyden sonra tek düşündüğüm gitmek.. Ait olduğum istediğim Hayat'ın orada bir yerde durduğunu benimse burada sıkışıp kaldığımı hissediyorum.. Tam inşa ediyorum, yaklaştım derken birinin onu yıkıvermesinden yıldım.. Belkide durduğum yerde bir sorun vardır diyorum.. Belkide herkesten herşeyden sıyrılmam gerek... Bilmiyorum..