4 Temmuz 2011 Pazartesi

BURALARDA İLİŞKİ DEDİĞİN, KİLOYA ENDEKSLİ Mİ NE?

Terk edilme konusunda bir kitap yazabilirim.. ilk kitabım bu olursa, ikinciside kesin gidipte geri dönen sevgililer üzerine olur.. Hepsi önce başımı döndürecek şeyler yaparlar, sonra normale dönerler, sonra kafaları karışır ve uzaklaşırlar.. En sonda terk ederler..Aradan en az 6 ay geçer, önce facebooktan ya da msn'den yazmaya başlarlar.. Sonra dönmek için yol yapmaya..

Bunu şimdi neden anlattım, dün Işıl'ımın nişanı vardı, Semoşu evlendireli zaten oldu 2 yıl.. Bir ben kaldım anlayacağınız.. Nişandan sonra eve geldiğimden beri kafam bu dolanıp duruyor işte.. Bu adamların zoru ne? Önce bir telaş peşime düşüyorlar, sonra bir telaş gidiyorlar.. Tam ben durumu kabulleniyorum, bir bakmışım geri gelmeye çalışıyorlar..

En başından saymaya başladım adamları:  Gazeteci (2 yıl beraberdik 1 yıl ayrılmamız sürdü), Hoca (1 buçuk yıl beraberdik), Baytar (1 yıl beraberdik) ve burdan sonra film kopuyor.. En son ve en uzun olarak 8 ayla bitiyor diyeyim size..


Önceleri gayet normal sürelerde giderken ilişkiler, Baytardan sonra yoldan çıkıyor.. Öyle kolay güvenen, hayatına birilerini sokmaya meraklı biride değilim halbu ki.. Çoğu insan kasıntı bir ukala olduğumu düşünür .

İlişkilerde gidişat aynı; çiçekler, mum ışığında yemekler, kapılarda beklemeler, süprizler.. Sonra normal bir ilişki haline geliyor..Bu noktada bende durumu kabullenmeye "ahh ahhh benim adamda" diye başlayan cümleler kurmaya başlıyorum..

Sonrasında her zaman ki takıntım iş başına geçiyor.. Ben tombulum!!! Aman Allahım bu adam benle ne yapacak?? Hiii bunu nasıl giyeyim?? Hiii annesine nasıl gösterecek bu resimleri, kadın bu ne diyecek kaç sevgilin var (o kadar tombulum yani) ?? Tabi durum böyle olunca bendeki kendine güven yerini bırakıyor bir telaşa, bir endişeye.. Bir de kıskançlık başlıyor.. Adamlar önce şaşırıyor, ne oldu buna diye; sonra bakıyorlar ki bu çıldırmak üzere nasıl kaçacaklarını bilemiyorlar herhalde..

İlişkilerin durumuna bakınca, ben kilo aldıkça ilişkiler kısalmaya başlamış!! Benim kilo tavan yapınca, benim kapris, sinir artmış.. Eh tabi tüm hırsımıda bu adamlardan almışım ki ben!!

Rejim yap diyeceksiniz biliyorum.. Onuda başaramıyorum galiba.. Allahım seviyorum yemek yemeyi de yapmayı da.. Bizde bir araya gelinen tüm herşey yemek masasında geçiyor.. Mesela dün akşam nişan yaptık, bu sabah kahvaltıda toplanıp, gecenin dedikodusunu yaptık (Sizede anlatırım bir ara, o yengeyi görmeniz gerekirdi,  o kadar konuştu ki kızı isteyemediler..Siz düşünün artık..)

Hayat'a suç atmaktansa, arızanın bende olduğunu kabul etmek kolay değil tabi.. En azından nerde filmin koptuğunu öğrenmiş olduk.. Tuhafı bu zamana kadar neden diye sormamış olmak herhalde..

Çok fena rejimdeyim.. Kitaplarım hazır, listelerim tamam, evdeki tüm çikolataları yok ettim :)