5 Ağustos 2011 Cuma

ÇOK PİS GÖRÜŞÜRÜM HACI!!

Tatil sonrasında yaptığım ikinci iş görüşmemin ardından, Cevahir'de Mado'nun terasına oturdum.  Deli gibi esip duran rüzgar, damla sakızlı kahvem- ki pek de iyi olduğunu söyleyemeyeceğim- durum değerlendirmesi yapıyoruz..
 
Önce size ilk iş görüşmemi anlatayım.. Bu haftanın başındaydı görüşme.. Teşvikiye'deki bir pr ajansında.. Önce; görüşmeyi çarşambaya alabilrimiyiz diye aradılar, olur dedim.. Zaten o sıcakta hiç de gidesim yoktu yani .. Çarşamba günüde, sabah olan görüşmeyi 15.00'e alabili rmiyiz dediler.. Durum sinir bozucu farkındayım.. Bunu yapan bir yer ile görüşmeye bile gitmemek gerek biliyorum ama babacık götürecek, şimdi birde ona açıklama yapmak gerek.. Gitmesem, iş görüşmesine bile gitmiyorsun olacak.. Diğer yandan dedeciğimin mezarıda orada gitmişken onada uğrarız demişiz.. Hadi dönen ben olmayayım dedim. Neyse efendim.. Kalktık gittik..

 Kapıda sekreter hanım karşıladı.. Eski bir apartman dairesi.. Salon kısmını ofis yapmışlar.. Arkada bir oda firma sahibi hanımefendinin odası- beyaz eskitme mobilyalar hoş görünüyordu odasında- diğer oda toplantı odası olarak planlanmış..

 Önce girişteki ofiste bir süre bekledim, sonra beni toplantı odasına aldıla .. Ve evet görüşmeyi yapacak hanımefendinin annesinin rahatsız olduğunu, gelmeye çalıştığını ancak gelemeyebileceğini biraz beklememi rica ettiler.. "Geçmiş olsun yenimi oldu" deyincede, Yyok 1 haftadır hasta" dediler.. Yani bir haftadır bu görüşmenin olamayacağı, o hanımefendinin gelemeyeceği belliymiş.. Yine sabır küpü olarak tam yarım saat bekledim.. Yarım saatin sonunda kalktım ve başka işleriminde olduğunu, bekleyemeyeceğimi söyleyerek çıktım.. İyi yapmişin demeyin hemen, zira henüz bitmedi.. Tam oradan ayrılalı 10 dk olmuştu ki sekreter hanım geri aradı.. "Kusura bakmayın.. Hanımefendi geldiler şimdi, gelsinde görüşelim buraya kadar geldim diyorlar" dedi.. Bana kalsa ölsem dönmem! Yarım saat beklemişim, üstelik görüşmenin olmayabileceği bilgisini bile vermeye tenezzül etmemişler, ben birde geri döneceğicem.. Ama evet bildiniz.. Babacık başladı.. Geldik buraya kadar.. Bir görüş işte.. Hastaymış ne yapsın .. Derken döndük geri..

 Hanımefendi, ufak tefek, kahküllü, esmer bir kadın.. Odasına geçtik.. Daha oturur oturmaz lafa " Şu an bu görüşmeyi yapabilecek durumda değilim" diye başladı.. Hadi buyur burdan yak.. O zaman beni ne diye geri çağırdın dimi.. Sonrasında klasik mülakat sorusu.. "Eee siz anlatın kendinizi".. Ne anlatayım.. CV elinde okumuşsun, görüşmeye değer görmüşsün ki çağırmışsın.. Sen anlat önce bir.. İş ne.. Ne istiyorsun.. Ne bekliyorsun.. Bende ne buldun da çağırdın.. Yok.. Eee anlatın kendinizi.. Genel anlattık mecbur kadına.. Oda boş boş baktı.. Sonra.. Sonra başladı konuşmaya.. Daha doğrusu ben yaptımları sıralamaya..

Hayatta en sevmediğim patron tipidir; " Ben yaptımcılar".. Şirketi onlar kurmuştur.. İş planını onlar yaparlar.. Müşteriyi onlar bulurlar.. İşin başında dururlar, yaptırırlar.. Geri kalan kimse birşey yapmaz.. Onlar olmasa hiç kimse bir işe yaramaz.. Hanımefendi kouştukça ben, ben, ben, benler etrafta uçuştu durdu.. Ben sıkıntıdan patalamak üzereydim ki, ikinci klişe soruyu sordu.. Sizi neden işe alayım.. Artık sabrımın sonuna gelmiştim.. "Siz eleman arıyorsunuz, bende bir iş.. Beni buraya çağırdığınıza göre, bu iş için uygun olduğumu düşünmüşsünüz" dedim.. "Ben sadece sizi tanımak istedim" dedi bu defa da.. "Her gelen cvnin sahibi ile görüşüyormusunuz" dedim.. Öyle baktı, "Başka görüştüğüm adaylarda var tabi" dedi.. Daha fazla bu salak muhabbete dayanamayacağımı anlayarak," Siz diğer adaylarla görüşün, bende diğer iş görüşmelerimi değerlendireyim.. Sonra yeniden konuşuruz gerekirse" diyerek kalktım.. Hala boş boş bana bakarken odadan çıktım..

 Bu günkü görüşmeye gelince.. Aynı okuldan mezun olduğum gayet rahat biriyle görüştüm.. İstediğim alanda çok deneyimsiz olduğunu söyledi.. Kendini en başta bulmaya hazırlan dedi.. 2 ay deneme süresi, sadece yol parası verlir.. Sonrasında 1,5 yıllık sözleşme ve asgari ücret.. Ama biz bildiğimiz herşeyi sana öğretiriz.. İkinci görüşme için yeniden haberleşmeye karar vererek ayrıldık.. Olurda bu iş olursa.. Bu şartlar kabul edilebilir mi.. Şimdi onu düşünüyorum karakara.. Diğer yandan bir buçuk yıl kendini bir yere bağlamak.. Buna karşılık hayal ettiğin işin içine girmek..

 Aramaya devam.. Durmak yok..