10 Ağustos 2011 Çarşamba

Hiç Tanımadığı Birini Özler mi İnsan?

Küçücük bir cümle Hayat'ta nasıl bir değişiklik yapabilir ki? Hani filmlerde olduğu gibi bir anda algınızı, bakış açınızı değiştirir.. Hatta yıllar sonra tekrar duyduğunuzda sizi kendinize getirir?

Yazın bittiği, sonbaharın başladığı o günlerden biriydi işte.. Hani yaz mı kış mı bilemezsinizde, hep yanınızda bir hırka taşımak zorunda hissedersiniz ya.. Öyle bir zaman işte.. Sonraları o kadar da büyük olmadığını düşündüğüm mermer bir kapıdan geçtik hep beraber.. Annem, babam,babaannem, halam, kuzenim ve kardeşim.. Ben 6 yaşlarındaydım, kuzenimse 8 falan olmalı.. Ellerimizde o renkli uçan balonlardan vardı.. Kardeşim daha bir bebekti.. Benim için değişik, bambaşka bir ziyaret olsada muhtemelen onun hatırlayamayacağı bir gün olacaktı işte..

 Hep beraber ince ve kıvrık yoldan yürüdük.. Ben mezar taşlarına bakarken, annemlerin okudukları duaların mırıltısı geliyordu.. İlk defa bir mezarlığın içinden geçiyordum.. Ne olduğunu anlamam zordu.. Kokmak değildi hissettiğim.. Heyecan ya da telaşda değil.. Sadece çok değişikti benim için.. Hatta kuzenimle bir iki kaçıp yakalamaca oynamayı bile denedik.. Tabiki bizi ilk yakalayan annem oldu..

 Dedemi ilk ziyaretimiz böyle başladı işte.. Anlamsız.. Sonra mezarın başına vardığımızda büyükler dua etmeye başladılar.. Ve tabi açıklama yapmaya.. Dedemin burada olduğunu.. Allah'a onu affetmesi için dua etmemi.. Ses yapmamamı, yaparsam diğer vefat etmiş olanların rahatsız olacağını.. Evet işte şimdi korkmaya başlamıştım..

 Ben diğerlerini rahatsız etmiş olmanın ve yanlış dua edersem dedemin benim yüzümden cezalandırılacağının telaşı ile ne yapacağımı bilemezken, babanem elimi tuttu.. Hala bana mı söyledi, yoksa kendi kendine mi konuşuyordu  bilmiyorum.. " Deden Hayat'ta olup seni görebilseydi, kucağından indirmez, sarılmaya doyamazdı" dedi..

 Belki çok saçma.. Belki çok klişe.. Ama biz dedemle işte o an tanıştık.. Ardından delice bir yağmur başladı.. Koşarak ayrıldığımızı hayal meyal hatırlıyorum .. O yağmuru gönderenin dedem olduğuna emindim.. Bende ona pembe uçan balonumu hediye ettim o gün.. Kimsenin bilmediği gizli bir hediyeleşmeydi bu..

O günden sonra onla ilgili resimlere, anılara daha bir meraklı oldum.. Eski albümlerdeki, siyah kocaman adam.. kısacık Hayat'ında Suriye'yi, Rodos'u, Fethiye'y görmüş.. En son İstanbul'dan dünyaya bakmış  bir adam.. Annesi bir bacı kalfa.. Bir sarayda geçen çocukluk.. Belki kendi renginden.. Belkide statda çalıştığı için hasta Beşiktaşlı..

O hep Hayat'ımın içinde oldu.. En mutlu olduğum anlarda bile hep onun varlığını yanımda hissettim.. İçimden konuştum hep onunla..Her başardığım şeyde , " Bak dede yaptım işte" dedim.. Ne zaman sıkılsam, bana sıkı sıkı sarıldığını hissettim.. Ben ne zaman iyi bir şey yapsam Allah'ın ona  bunu haber verdiğini düşünürüm.. Onunda orada mutlu olduğunu..

Geçtiğimiz hafta ziyaretine gittim.. " Bak dede" dedim.. " Ben geldim!!"  "Bak kocaman oldum ben!!".. Adım gibi biliyorum.. Benim kara kızım gelmiş deyip bana sımsıkı sarıldığını..