18 Ağustos 2011 Perşembe

KEŞKE..

Hatırlıyor musun, hani ben küçücük bir çocuktum da.. Sen köydeki evin girişinde yatmış televizyon izliyordun.. Bende gelip yanına yatmıştım.. Şirinleri izlemiştik beraber.. Bana sarılmıştın hani.. Belki de bana tek sarıldığın gün o gündü biliyor musun..Bir daha hiç kısmet olmadı.. Belki de o yüzden hep hayatıma giren erkeklerin senin gibi sıkı sıkı sarılmasını bekledim..

 Her akşam eve geldiğinde ceplerini karışrırdım ya.. Sende her akşam o kuruyemişçi amcadan şamfıstığı alırdın bana.. "Bizim ufak kız seviyor bunu" derdin hani ..

Hani bana turuncu bir sandalye almıştın hatırladın mı.. Dayımlara ev eşyası bakmaya gitmiştik de orada görmüştüm, çok istemiştim, annem almamıştı.. Eve geldiğimizde ağladığımı görünce ne çok kızmıştın.. Gidip almıştın hemen hani..

Köydeki o küçük çeşmeyi bana yaptığını sanırdım ya hep.. "Bebeklerime havuz yapmış dedem" diye sevinmiştim deli gibi..

 Kaybolduğumu hatırladın mı? Eve gelince anlatmışlardı sana da.. Hepsine tek tek bağırmıştın hani..

Sen gittiğinde beri dedecim.. İncirin tadı yok.. Belki de sen her sabah toplayıp masaya bırakmadığın için.. Bayram kahvaltılarını sevmiyorum.. Masanın başında sen oturmadığın için.. Artık kimse arkamızdan ağlamıyor giderken..

 Keşke yine anlatsan.. Bu bağ bizim.. Bu bahçe bizim.. Keşke yine sabah çorba içicem diye tuttursan.. Yine kirli üstünle bahçeden  gelsen de koltuğa otursan.. Annemler bir telaş olsa..

Keşke yine  kucağına alsan beni.. Yine elimi tutsan ben küçük bir kız olsam.. Yine o dut ağacına kursan salıncağımı.. Yokuş aşağı uçar gibi sallansam..