17 Eylül 2011 Cumartesi

öylesine bir yazı..

Bazılarımızın mutlu olma yeteneği yok... Bende onalardan biriyim işte.. Ne zaman birşeyler yolunda gitmeye başlasa.. Akla hayale gelmeyecek bir şey olur ve herşeyi altüst olur.. Benim lanetim dürüstlük.. illaki her ilişikiye dürüst başlayacağım ben..  İçimdeki herşeyi söyleycek günah çıakracak pürü pak başlayacağım..  Ama dediği gibi.. Bazen herşey söylenmemeli.. Susmayı bilmeli insana.. Helede sorulmadan hiç söylememeli..

Ben yapamadım işte.. Çekip gitmesini izlerken ses bile çıkaramadım.. Bu konuyu düşünmem gerek dediğinde, diyecek lafım olmadı..  Cevabını " Allaha emanet ol, herşey istediğin gibi olsun" derken verdiğini bile bile sustum.. Ne diyecektim ki zaten..

Herşey bir yana en büyük ceza umut insanın  içinde.. Karşınızda karla kaplı kocaman bir dağ var ve siz onun en tepesinde yanan ufacık bir ateşten medet umuyorsunuz ya, işte umutta aynı bu.. Isıtmasada oraya uzatıyorsunuz elinizi.. Birazcık olsun ısıtır mı acaba diye.. Ama donuyor ve ölüyor insan.. Her defasında yeniden..

Acıyacak yerim kalmadı derken, yeniden kanatacak bir yer bulmak gibi..  Kanayan yerlerin yenidne kanaması.. Gün geçtikçe daha çok acı veriyor insana..

Bir gece uyusam diyor insan... Sabaha herşey yoluna girmiş olsa.. Evet biliyorum.. Saçma geliyor bunca şey şimdi size.. Ama boşverin.. Tek istediğim bir dilek tutun benim için.. Hayırlı bir haber için..  Ağlamamak için..