2 Eylül 2011 Cuma

Yengemsiz Bayram Bayram Değildir!!

Bir bayramında daha sonuna gelmiş bulunmaktayız.. Nasıl geçti derseniz, sevgili şeker hastası aile bireylerinin tatlı, mantı, şeker, çikolata, hamur yemesini engellemeye çalışıp; üstüne laf işitip birde bulaşık yıkamakla desem valla yalan olmaz.. Her yıl yengecikim neler çekiyormuş.. Bunca insanın bulaşığı, yemeği, temziliği derken kadının canı çıkıyor bir de üstüne annanem sağolsun kendisini beğenmiyordu.. Bazen diyorum annanemin yatacak yeri yok yani..

Bayramdan sonra köyden kaçarcasına Akçay'a geçiş yaptık.. Ha tabi bu arada annem tarhana yapıcam diye tutturduğu için gelmemiz 6'yı buldu.. Allahım insanın evi gibisi yok ben size diyim.. Hemen üzerimdeki fazlalıkları çıkarıp, ev elbisemi giydim efil efil.. Efendim köy modası bana göre değil, beni afakanlar basıyor!! Hele son iki yazını askılı elbiselerle geçirmiş biri olarak yarım kollu tshirt bile fazla geldi ya..

Evime  geldim, odama kuruldum.. Rejimime ısrarla devam etmeye çalıştım ancak annem evde yemek yok yeni geldik diyerek azıcık sabote etti.. (Rejimle ilgili bir blogda açtım, işallah yazmaya başlıycam.. Belki sizden gelen gazla devam ettiririm.. Onca parayı doktorlara yedirdim, en azından hep beraber yeriz bari işe yararsa)  Neyse konuyu yine dağıttım gitti..

Ne diyodum, ha eve geldim yemek yedim, kokulu çayımı aldım, tv açtım..Bir kanalda Garfield, diğerinde Yedi Kocalı Hürmüz, birinde başka dizi.. Allahım tv izlemeye doyamadım.. İnsan özlüyor azizim, kalabalıkta ne dineldiğinden anlıyorsun ne de gelen gidenden tv'ye bakabiliyorsun.. Haberleri bile dinlemedim ki benim için eksiklik.. Sabit bir merakla hergün bakıyorum.. Ama yanımda kimse olmayacak.. Nefret ederim yanımda birilerinin habere yorum yapıp durmasına.. Ah vah etmesine.. Bir de felaket haberi severler yok mu deli oluyorum.. Mesela en son şehit haberleri geliyor ben bakıyorum ne olmuş, nasıl olmuş, buna çözüm ne düşünüyorlar ya da ne bileyim konun uzmanları ne diyor, bununla ilgili dünyada bişi olmuş mu? Bu yüzden de tekrar tekrar verilen cenaze görüntülerine bakmadım hiç.. Acılı aileler.. Nasıl bir cümle nasıl olacaklardı.. Bir iletişim mezunu olarak, mezun olurken etikle ilgili bir yemin ettirirler.. " İnsanların acılarını kullanan, sömürü içeren bilgileri değil; haber değeri taşıyan çözüm amaçlı bilgileri haber yapacağım" diye..  Eh pek bir işe yaramıyor.. Ancak cenazeleri gösterip oyalıyorlar bizi gibi geliyor.. Ne bileyim sormamız gereken ailelerin cenazelerinde kimlerin ağladıkğı ya da çocukalarının kaç tane olduğu değil bence.. Bu insanlar için neden diye sormadıktan sonra, o cenaze görüntülerini yüzbin kez gösterseniz ne değişiyor ki.. Neyse..Babanem takıldı ama bu cenaze görüntülerine.. Aç izleyelim.. Açınca da ah- vah, aman aman, beddular.. İki dakika sonra diğer kanalı açınca yine aynı görüntü.. Hadi dur dur bunuda izleyelim oluyor.. O yüzden kendim izlemeyi seviyorum haberleri.. Baktım ki haberden çıkıp ajitasyona çeviriyorlar işi, değiştirip başka bir kanaldan takip ediyorum..

Öyle işte.. Cumartesi eve döneceğiz inşallah.. Pazartesi ve salı iki iş görüşmem var.. İkisi de içime sinmedi.. Yine de kesitirip atmamak gerek, görüşmek gerek..

Bu da böyle karışık bişi oldu işte.. Uykum geldi gibi gibi..Ondan zahir.. Birde diğer blog var (bay baskülle bayan kalori).. Onada yazayım sonrada yatayım..