4 Ekim 2011 Salı

Bizim Zamanımız da!!


Yok arkadaş yaşıtlar oturup eskiyi anmamalı bence.. Helede 80-85 arasında doğanları getirmeyin bir araya.. Çok sinir bozucu oluyor o konuşma.. İnsanı yaşlı hissettiriyor bildiğin..


Biz bu söz konusu nesil olarak pek şaşkınız zaten.. Ömrümüz şaşırmakla geçti bizim.. Hep bir yenilik hep bir değişim.. Bizden sonrakiler gibi uzay çağına doğamadık ki.. Bizim ki bildiğin uzay yolu çağı..

Yaaa, radyodan ses gelince içinde adam var sanan, o saftirik nesil biziz bildiğin..

Düşünün bir ya, bacak kadar veletsin.. Televizyonu daha anlamamışsın aha demişler renklisi geldi.. Ne işi var o adamların nan orada!! Birde çıktımı sana Zeki Müren.. Ses var, ama amcadan başka yok!! Yani sokakta yok, mahallede yok, evde yok.. Örneği yok sana.. Gel de anla!! Sonrasında Bülent Ersoy'da yaşadıklarımıza girmek bile istemiyorum..

Eh bunlar olurken, birde evlere yeni telefon bağlanmaya başladı.. Yanında da kalııınnnn sarı rehber.. Hani zaten yanında olmayan biriyle konuşmak mantığını sorgulayacak halde değildik biz.. Sonuçta iyi bir şey olarak sokakta oynayabilmiş son nesillerdeniz, bu yüzden çok da umrumzuda da değildi yani..

Bizi bağlayan kısmı, dediler ki Adile Naşit masal anlatıyor telefonda.. Hadiiiiii!!! Ne aradık Allahım ne aradık.. Ne faturalar geldi ne faturalar.. Sakın yanlış anlamayın biz baya baya Adile Naşit'le konuşuyoruz sanıyorduk.. Bildiğin sohbet muhabbet.. Bant kaydı bilmem ne.. Aklımızdan geçmiyordu yani.. Hem Adile Teyze yapmaz öyle yamuk!!

Biz bunları sindirmeye çalışırken, biri çıktı "aha bu bilgisayar" dedi mi sana.. " Yazar, sayar, kaydeder, biz yaptık!" Hadii buyur burdan yak.. O dönem tabi bizim bir işimize yaramıyor ancak belli yerlerde var, ama şimdi uzay yolundan biraz bilgimizde var hani.. Soruyorsun cevap veriyor falan..

Bunca şeyi bize kimse açıklayamıyor bu arada.. Çünkü büyüklerde anlamıyorlar .. Adam şimdi sana nasıl anlatsın radyoda adam yok, ses dalgaları var diye..

Böyle deli bir geçiş döneminde- hatta hem siyah  hem mavi okul önlüğü giymiş tek nesiliz, onda bile bir geçiş- her yerde ayrı hikaye dönüyor..

"Amerika da bir ocak varmış, yemeği 10 dakika da pişiriyormuş!!" Tanıdık geldi mi söz konusu fırın?, "Oda bir şey mi oğlum görüntülü telefon yapacaklarmış!!" Gözünü sevdiğimin skype'ı..

Şimdi bu hafif şaşkın nesilden birileri bir araya gelince,  konu buna dönüyor var ya oğlum!! muhabbeti başlıyor hemen..

Bence biz bu şaşkınlığı üzerinden atamamış ve hala da şaşırmaya devam edecek olan bir nesiliz.. Diğer yandan "bizim zamanımızda" çağına girdik giriyoruz.. Demedi demeyin!!