11 Aralık 2011 Pazar

Ben şimdi bir melek olsam..


Mutluluk ve Sevgi



Sevgili karşıma geçti ve bunca şey hiç yaşanmamış, bu kadar mutlu olan biz değilmişiz gibi " senin eski sevgilinle tatile gitmiş olmanı sindiremiyorum" dedi.. Başka hiç bir problemi olmadığını, benle çok mutlu olduğunu ama bunu hazmedemediğini de defalarca söyledi.. Bizim bir geleceğimiz sırf bu yüzden olamazmış.. Ayrılalım daha fazla bağlanmadan dedi.. Ne kolay dimi bir şeylerden vazgeçmek.. Kurduğunuz 3 cümle hepsi..  

O gece sabaha kadar ne çok ağladığımı ne kadar içimin yandığını anlatmama gerek var mı hiç? Baştan beri sizde bu ilişkinin içindesiniz zaten.. En ufak bir kavgada ne hale geldiğimi bildiğinize göre bunda nasıl olduğunu varın siz düşünün..

Sonra ertesi gece.. Bambaşka bir şey oldu.. Ayhan Amcamı kaybettik.. Her şey bir anda oldu.. Kapı çaldı.. Teyzem  geldi.. Babama Ayhan pek iyi değil bir gelsene derken.. Evden ufaklığın dedecim diye ağladığını duyduk.. Her şey saniyeler içinde oldu bitti.. Saniyeler içinde  benim melek kalpli amcam gitti..

Öylece ortada kaldım.. Ağladım..ağladım.. ağladım.. Hiç durmadan.. Hiç nefes almadan.. O içeride yattıkça onunla bir kez daha konuşamadığım için ağladım.. Yanına gidemediğim için ağladım.. Onu daha iyi tanımadığım için ağladım.. 

İki gün boyunca evi dolduran insanları görmezi gerekliydi.. Zengin, fakir, güzeli çirkin, akıllı, saf, iyi, kötü,çocuk, yaşlı.. Her türden insan.. Hepsi ne güzel gülerdi dediler.. Ne güzel gülerdi cidden..

Bir adam; bir dergahta dine kendini adamış bir insan, İstanbul dans şampiyonu, romantik bir sevgili, disiplinli bir dede, üç yabancı dil bilen bir İstanbul insanı.. Ardından akın akın gelen insanlar.. Ve hep aynı cümle ne güzel gülerdi.. 


Nasıl yaşamak istediğime işte o zaman karar verdim ben.. Kim olmak istediğime de.. Kimsenin koyduğu sınıflara sığmadan.. Kimsenin kalbini kırmadan.. Kendim gibi.. Mutlu ve bunun için dahada mutlu..

O olursan, o olamazsın diyenlere inat, olmak istediklerimin hepsi olarak.. Hatalarımı cezalandırmaya çalışanlara inat, o hataları kabul edip tekrarlamayarak.. Fikrime, hayatıma, geçmişime, kendime ve geleceğime sahip çıkarak.. Gün geldiğinde ne güzel gülerdi diye anılarak..

Tek gerçeğimiz var.. Ne yaparsak yapalım.. Ne söylersek söyleyelim.. Her şey olması gerektiği gibi olacak.. O zaman kimseyi kırmanın anlamı kalmıyor.. Tıpkı bir dizi gibi.. Siz o karaktere sinir olsanız da bir daha ki bölümde yine olacak.. Sevdiğiniz oyuncuya odaklanın..

Sevgiliye gelince ayrılık konusunu kapattı.. Dediklerinin arkasındaymış hala.. Ben böyle üzgünken bunlar konuşulacak şeyler değilmiş.. Bunları konuşacak çok zamanımız olacakmış.. İçimde bir sıkıntı var.. Konuyu kesinleştiremediğimiz için.. Sadece o kadar.. Beraber olacaksak oluruz.. Yoksa ne yapsak zaten boş..

İki güzel laf duydum gelenlerden.. 

"Allah her insana mutluluğu ve sevgiyi verirmiş.. Ama gerçekten hak edip etmediklerini de sınarmış.. Her iki tarafında sınavı başka başka olurmuş..  Sınavı geçemeyenin elindekini alırmış.. "
 
" Allah bile kullarını hemen yargılamaz.. Onların yargılanmasını kıyamete bırakır.. Bekler ki hatalarını anlasınlar, düzeltsinler.. Düzeltirlerse de affeder, siler, kapatır konuyu..  Ama bizle o kadar kendimizi büyük görür olduk ki, herkesi yargılama hakkını kendimizde görüyoruz.. Pişman olmuş, değişmiş demek yerine.. Yaptığı hatayı anlatıp duruyoruz ve kendimizce ona cezalar biçiyoruz.."


İyi olucam biliyorum.. Her şey iyi olacak.. Bir kitap yazmakla, bir film çekmekle yada ne bileyim bir icat yapmakla iz bırakılmıyormuş.. Yargılamadan gülümseye bilmek bazen çok daha iz bırakıyormuş.. Tarihte değil belki ama insanların kalbinde .. Ruhunda..