14 Aralık 2011 Çarşamba

Minik Dünyan'nın Dev Adalet Sistemi




Amerika'da bir internet sitesinin kurulduğundan söz etmişti fi vakitte bir arkadaşım.. Ayrıldığınız sevgilinizle ilgili, bu siteye girip bilgi bırakabiliyorsunuz.. Sizden sonraki sevgilisi de girip buradan bilgi alabiliyor. Hani bize göre değil bence.. Bana ne yani, ben ayrılmışım bide benden sonrakine bilgi vereceğim, olduuuu.. Tek bir konuda olabilir diyordum.. Adamın kötü özelliklerini yazabiliriz.. Oda hani adam kıskançtır, insanı bunalıma sürükleyecek kadardır, işte o zaman acırım yeni gelene...

Ben düşüne durayım, zaten evrenin kendi içinde varmış böyle bir sistemi.. Dün gözlerimle bizzat şahit oldum.. Gözünü sevdiğim evren zaten kötüyü mimleyip, sağa sola adını yayarmış da bizim haberimiz yokmuş.. İlahi adalet işte..

Dün Işıl'a gittim bizim ufaklıklardan biride oradaydı, tesadüf.. Bloglardan konuşurken, eskiden sözlükler vardı muhabbeti açıldı.. Oralarda yazardık falan dedik.. Bizim ufaklık "aaa ben ekşi sözlükte yazıyorum hala" deyince bende eskiden birebir sözlükte yazardım dedim.. İşte bu cümle, bildiğiniz koman bir samanlığa kibriti çakmak gibi oldu.. "Nasıl, ne zaman, yazıyordun abla", ile başlayan konuşma aldı başını çoook eskilere gitti.. 

Sözlükte o vardı, bu vardı derken, "Berna vardı biliyor musun onu" dedi.. Bir de şerefsiz baytar  vardı.. AA dedim bilmez miyim, o baytar eski sevgilimdi benim.. Nasıl yani dedi, Berna'nın da?? Biliyordum tabi.. Şerefsiz baytarı da biliyordum.. Berna'nın sevgilisi olduğunu da.. Benden sonra zavallı kıza sarmıştı herif.. Tabi o zamanlar böyle düşünmüyor insan sayıyor içinden ama, kızla tanışınca fikrin değişiyor işte..

Adam vakti zamanında gereksiz değer verdiğim biri olarak kaldı bende.. Sayemde okuldan mezun oldu.. Yoksa vereceği yoktu o dersleri.. Evlenelim falan derdi.. Görenler bu adam nasıl aşık bakıyor böyle derlerdi.. Eh yaş da ufak kanıyor işte insan.. Ötesini berisini kurcalamıyor.. Çok şükür aldatmaya meyilli olduğunu anlayacak kadar basmış da kafam, yakalamışım adamı.. Hatta Berna'yla telefonla konuşuyor, bana memleketten arkadaşım arıyor diyordu adam.. Berna'ya da ayrıldım ama peşimi bırakmıyor işte diyormuş.. Tabi bunları biz Berna'yla durumu fark edip konuşunca, öğrendik.. Adam bu arada arkadaşlarımıza da, kız evlilik diye tutturdu dermiş.. Allah'tan insanlar evlilik için daha erken ya deyip durduğunu biliyorlardı da inanmamışlar zat-ı alilerine.. Ne var ki hayatımın ciddi bir kısmının içine etmiş, erkeklere ve insanlara güvenimi kırmış,  kişidir arkadaş.. Uzun süre sindiremedim bu durumu ben.. Ondandır yani gözümde herkes çekip gidecek kadar bencildir..   Kendisi de dahil hiç kimseye seni seviyorum diyememiş olmamın temel nedenidir de.. Çok şükür ki Kaptan'ım sağ olsun.. Bunlar çok gerilerde kaldı onunla ve birine seni seviyorum demeden ölmeyeceğim.. Neyse konuyu uzatmayayım daha fazla.. 

Konu açıldıkça; konuştukça adamın sözlükteki tüm kızlara asıldığını, hepsinin peşinden koştuğunu, hepsine bir çıkma teklif ettiğini, hatta başka şehirde oturanların yanına bile gittiğini öğrendik.. O kadar bu işin cılkı çıkmış ki, artık sözlüğün adı çıkmış.. Kızlar yazmak istemez olmuş ve bırakmışlar.. En son olarak da sözlük kapanmış.. En tuhafı Türkiye'nin bir yığın yerinde, adamın adını söyleyince şerefsiz diyen kızların olması herhalde.. Hesapladık kafadan 20 tane kız bulduk.. Şimdiki sevgilisini bile aldattığı rivayet ediliyor.. Kızcağızın haberi yokmuş bile.. Beraber yaşıyoruz, mutluyuz diyormuş.. 

Dünya cidden ufacık..  Bunca zaman sonra hiç aklıma gelmezdi, bu konuların buradan açılacağı.. Sonuna kadar inandım, dünyanın gerçekten bir adalet sistemi var kendi içinde.. Ve cidden dedikleri kadar var, tutuyor ahım herhalde..