21 Ocak 2012 Cumartesi

Benim Kaptanım Yok Artık..

içimde hiç bir şey yok.. hemde öyle çok şey var ki.. hiç bir tepkim yok dün geceden beri.. otomatiğe bağlamış gibi sadece kafamı oyalayacak, o sorunun tekrar etmesini engelleyecek bir şeylerle uğraşıyorum.. yada uğraşmaya çalışıyorum işte..

4 aydır bekliyorum ben.. ne uykum kaldı ne psikolojim.. üzüldü, sevindi, mutlu bunaldı, uykusuz, geldi gelecek.. nasıl özledim onu bir bilseniz.. geldiği gün öylece kaldım.. bişey diyemedim sevinçten.. inanamadım çünkü.. nasıl yani? şimdi ben ona sarılabilecekmiyim? şimdi bana bakıp gülümseyecek yani.. 

hepsi uçup gitti biliyomusunuz.. bir gecede 10 dakikada uçup gitti.. terk edilmek değil kafamda dönen.. ben bir daha kaptanıma sarılamayacakmıyım şimdi sorusu... hep bu soru.. bana bir daha gülümsemeyecek mi şimdi? hep bu soru kafamdaki.. sırf bu soruyu duymamak için kendimi ordan oraya vuruyorum resmen.. 

ama geçmiyo biliyomusunuz.. naparsam yapayım bu soru geçmiyo.. susmuyo işte.. belki yine sarılır diye gelyo arkasından.. daha çok canımı yakıyo.. olmayacak duaya amin denmez diyorum.. kabul et.. sonra daha çok üzülürsün.. keşke gelse.. 

böyle işte.. benim güzel gülüşlü kaptanım yok artık.. bundan bir kaç gün sonra beni tamamen unutacak.. hiç olmamışım gibi olacak.. ve evet biliyorum.. ben bir daha ona hiç sarılamyacağım.. şişmanmıyım ben? iyi dalga geçtin sende benle ya demeyecek.. çok zoruma gidiyor bunu düşündükçe.. 

işin fenası, aynı kokalım istiyorum canım deyip aldığı parfüm yüzünden, o kokuyorum deli gibi.. elbiselerim, yastığım.. hatta ellerim bile.. uyuyamıyorum.. 

tam dalıyorum.. birden nefesim daralıp uyanıyorum.. tüm gün uyumaya çalıştım.. olmadı.. kalktım.. facebookata salak bir oyuna sardım.. boş boş oyanadım oynadım.. naptım bilmiyorum.. oda olmadı.. film açtım.. böyle 3 saat falan boş ekrana baktım.. ne filmiydi naptılar bilmiyorum.. 

annemin zoruyla yemek yedim biraz.. içim birşeyi almıyor.. istemiyorum.. kendine eziyet etme demeyin lütfen.. eziyet olsun diye değil.. içim almıyor.. 

doğum günümde yanyana resimlerimize bakıyordum dün.. resimleri gören nasıl yakışmışsınız siz diye aradı.. akşam kaptanım beni terk etti.. 

merak ediyorum biliyomusunuz.. birini olduğu gibi sevmenin hiç kıymeti yok mu?  yada sadece sevmenin? öylece sevdim ben.. yanımda olmasa da sevdim.. uzakta olsada sevdim.. sarılamasamda bir gün sarılacağımı düşünüp sevdim.. özledim.. şimdi kafamda dönen bu soruyla napıcam bilmiyorum.. susmuyor.. durmuyor.. bir an bile ara vermiyor.. git gide yükseliyor.. 

iyi olucam biliyorum.. kimse kimse için ölmüyor.. ama ruhum çok acıyor.. o kadar ki pişman olur gelir diyenlere bile kızıyorum.. demeyin diyorum.. siz böyle dedikçe umut ediyorum.. ve umut ettikçe daha çok acıyor.. 

sadece o soru var içimde.. içimi yakıyo.. böyle sanki birden bir rüzgar esiyor.. içimi kavuruyor.. sonra biraz susuyor.. tamam diyorum daha iyiyim.. o anda yeniden esiyor.. kavruluyor içim.. 


hep aynı cümleler.. kaptanım artık yok.. ben bir daha ona sarılamayacağım.. pazartesi akşamı olduğu gibi sarılıp karın altında yürüyemeyeceğim bir daha onunla.. bir daha yolda arabayı durdurup, aşkım bir kez daha sarılayım sana sonra evin orda sarılamıyorum demeyecek..  

iyiyim ama teselli etmiyor hiç birşey.. sadece ağlıyorum.. durduramıyorum ki kendimi..  ağlıyorum.. ağlıyorum.. ağlıyorum..