13 Ocak 2012 Cuma

Boş Boş Düşünüyorum Öyle..



Uzun aralıklarla yazar olduğumun farkındayım ne zamandır.. Kafamın içinde dolaşan yüzlerce soru yüzlerce konu ve tabiki yüzlerce acabanın içinde ne yazayım, nasıl yazayım bilemiyorum çoğu zaman.. Hani bir herşeyi anlatmak istiyorum, birde uzun uzun susmak..

Günlerin öylesine geçtiğini düşünüyourm bazen.. Bazende tam tersine anlam kazandığını.. Sonra neden tüm günlerimizin böyle anlamlı olmadığına takılıyorum.. Tabi her günümüz böyle anlamlı olsa, oda sıradan olmaz mı acaba diye de düşünmüyor değilim..

Garip garip insanlara karşılık, sıradanlıkta bile çok sıradan olmayı başarabilmiş insanlar tanıdığımı düşünüyorum.. O kadar ki edeceği laftan tutunda, endişe edeceği konuya kadar; herkesin ne yapacağını tahmin edebileceği kadar sıradan.. Peki diyorum.. Ne yapacağını ya da nasıl davranacağını bile kestiremediğimiz, bizim için her an risk olan insanlara karşın, bu insanlar daha iyi değil mi? Daha az yorucu değil mi?

Geçen pazartesi doğum günümdü.. 29 oldum ben.. Sorsanız sadece lafta.. Hala kafamın içinde nereye gideceğini bilemeyen bir teenage var.. Yada hala insanlarla ilişkilerim küçük bir çocuğun ilgi deliliği ile, ilgisizliğe karşı gösterdiği bencillik arasında bir yerlerde..

İlgi demişken.. Her an  ilgilenilen, her an en çok sevilen, her an en doğru, en sevimli olmak istiyoruz bence bizler.. Hepimizin içinde kocaman bir canavar gibi duruyor bu duygu bence.. Sizde, bende, arkadaşınızda, annenizde, kardeşinizde, sevgilinizde.. İlgi görmekte bir sınırımız yok biliyorsunuz değil mi? Mesela ailenizin gözbebeği olmak.. Kesmiyor yani bu canavarı.. Sıkılıyoruz.. Sevgilimizin ilgi odağı, iş hayatının bulunmaz kumaşı, hatta arkadaş çevresinin ne derse yapılanı olmak gibi bir hissiyatımız var işte.. Ha bunları da tek tek düşünmeyin yani.. Hepsi bizim olsun istiyoruz hepsi, aynı anda eksiksiz..

Kendini şımartmak konusunda aciz kaldığımızı da düşünüyorum son günlerde.. İlgi ve şımartılmayı o kadar başkalarından bekler haldeyiz ki, kendi kendimizi bağımlı hale getiriyoruz belki de.. Sevilmek için sevgiliye, şımartılmak için aileye, başarılı hissetmek için patronun övgü ve terfisine bağımlıyız.. Doz arttıkça daha çok istyoruz.. Kaybedince de koca dünya sen yıkıl tepemize!!

Olumsuz düşünmek de değilde, bir şey ters gitti mi asabımız bozuluyor hemen.. Sonra? Sonrası malum.. Nerde olumsuzluk var onu hatırlayıp duruyoruz.. Bu gün kötü bir gündü.. Şu oldu, bu oldu, üstüne birde bu oldu.. Yetmedi evet yetmedi bu da ters gittii.. Hay Allah, vah bahtsız biz..

Her gün bir film izliyorum.. Öyle yeni film, yok sanat filmi, aman da komedi ya da romantik ayrımım yok.. Temel amaç film izlemek.. Öylesine izlemek işte.. Sonuç? Hiçç.. Bir amacım yok ki? 

Ama bişi fark ettim bunu da söylemeden geçmeyeyim.. Aşk dedğiniz hiç değişmiyor.. Kendimizi kandırıyoruz sadece.. Eskinin aşkları diye diye.. Rüzgar Gibi Geçti'ye bakın bir.. Bir kadın bir adama aşık .. O adamda başka bir kadına.. Bir adamda bu kadına.. Hadii platonik aşklar, karşılıksız sevgi ve en son kaçan kovalanır hesabı; ben seni sevmekten vazgeçtim, kendime hayat kuracağım denildiği anda kendini ortalara atan, ama ama ben seni seviyormuşum anlamamışım diyen biri.. Eee hiç mi başınıza gelmedi ya da hiç mi duymadınız arkadaşlarınızdan yani.. 

Aşklar hep aynı.. Onun bile bir yasası var.. Sorun olan sürekli bu yasaya itiraz edip, değiştirmeye uğraşyor olmamız da diye düşündüm mesela.. Eh şimdi sen  kırmızıda geçilsin, yeşilde durulsun diye tutturursan ve bunda ısrar edersen bir uyarırlar iki uayarırlar üçüncüde içerde bulursun kendini.. Aşk söz konusu olunca onun yasalarına karşıda aynı ısrarı sergiliyoruz işte.. Ben mi? Tabiki kırmızada geçilsin yeşilde durulsunculardanım.. Hangimizin bu yüzden girip çıkmışlığı yok şimdi..

Velhasıl.. Düşünüyorum öyle boş boş.. Bir iş bulup çalışamadım ama bari kafam çalışsın diyorum.. Hem düşünmek kafamda bişileri kurmaya da engel oluyor.. Ayrılık senaryolarından tutunda, işsizlikten televizyonlara çıkmaya kadar neler kuruyorum yoksa.. Gani Müjde'ye yollasam beş diziye daha ilham olurum.. Vesvesedense boş boş düşünmek daha iyi.. İyi dimi ?? İyi ?