2 Şubat 2012 Perşembe

Ajan Ama Bedbaht Ajan..




Filmlerde böyle sevgilisinden ayrılıp, hayatına devam eden ama küllerinden doğmuş gibi devam  eden kadın figürüne hastayım.. Nasıl o hırs nasıl o azim geliyor.. Sadece bunlar gelse yine iyi bir de şansları bir açılıyor pir açılıyor efendim..

Bir bakıyorsunuz inanılmaz bir iş teklifi, sonra yaratılırken baya emek harcandığı belli olan bir  sevgili.. Birde bunlar yetmezmiş gibi geri dönmek isteyen eski sevgili..

Bizde? Nolsun işte.. Bir yanda biz salya sümük, iş yok, güç yok.. Ancak teselli lafları var elimizde.. Yeni adam desen, öküzden hallice çoğu.. Sonra iyilik bizim içimizde.. Mucizeyi biz yaratırız.. Valla içimdeydi de ben mi bilemedim, bu işler bu hale geldi demeden edemiyorum..

Sizi ayrılık geyiklerimle sıkmak istemiyorum.. Ne var ki ben, bir terk edilmiş olarak; nazlanma, saçmalama, abartma ve bunalıma girme haklarımı sonuna kadar kullanmak istiyorum..

Mesela her terk edilmiş sevgili gibi, harıl harıl ne yaptığını takip ediyorum kaptanın.. O "çeksin gitsin, aldattı beni" evresini geçerek " dönecek o dönecek" evresine gelmiş durumdayım.. Hatta en tehlikeli evredeyim bence.. Bildiğiniz meraktan çatlayan, ajanlık peşinde koşturan bir dönem bu..

 Konuyla ilgili kendime güzel mazaretlerde bulmuyor değilim.. Örnek 1: ayrıldık ama benim en yakın arkadaşımı, merhaba merhabadan öteye muhabbeti olmamasına rağmen,  hala facebooktan silmedi.. Neden? Amaç ne? Unuttu onu ? Günde en az 25 ileti paylaşan birini unutmanız mümkün değil.. Sonra Örnek 2: İlişki durumunu neden halen değiştirmedi? Örnek 3 : Bir ara facebooktan çıkmayan adam şimdi neden kırk yılda bir girer oldu.. Örnek 4: MSNdeki beraber resimlerini kaldırıp, yerine bir kedi resmi koymuş adam.. Kızı kedim diye sevmiyorsa, bir kız buna çıldırmaz mı? Yani el sonuç: bunlar sevgili değil, en fazla cilveleşiyorlar derken..........

 Herif duvarında bir " seni seviyorum aşkım" yazan karikatür paylaştı.. Herhalde benim için koymadı oraya diyorum.. Dimi yok canım, benim için değildir o.. Sonra Kaptanları öven cesur mesur diyen bir yazıya kızdan yorum gelmiş " beğendiiimm, kaptan sende böyle misin?" Kaptandan cevap " ;) "..  Bende içimden cevap verdim " Ha öyle kızım öyle.. Köpek gibi 6 ay gözü yolda beklemiş sevgilisine sahip çıkamadı da bu kaptan, bir fırtınada napar acaba.. Ancak laf cesuru.."

Hayır sinir bozucu olan "lan benim kaptanım o sana noluyo" diyesim de var hala.. Ama kız ufak yani 87'li.. Yani benim yaşıma göre daha öyle çok şeyden habersiz ki, kendimi onun yaşında düşündüğümde baya salaktım diyorum.. İşin fenası vicdanım kıza sövmeye de izin vermiyor.. Yoksa şöyle iki sövsem rahat edicem..

O kadar kurmaktan yoruldum ki, yarın bir falcıya gidip, azcık da ona kurdurayım istiyorum.. Merak etmeyin  falcıyla hocayla olacak iş değil farkındayım.. Maksat oyalanmak olsun işte..

Her şey bir yana umut etmek için bambaşka bir sebebim var.. En çok da kafamı karıştıran o ya.. Ben hep Allah'a bir şey için dua edebiliyorsan, o duanın kabul edileceğine dair bir umut olduğuna inanıyorum.. Yani o iş için artık bir umut kalmadıysa- senin bildiğin yada bilmediğin- Allah sana o iş için dua ettirmez artık.. İstesen de edemezsin.. Ben hala kaptanla tanıştığımızdan beri nasıl dua ediyorsan aynı şekilde dua edebiliyorum.. Hemde onu sevmekten bir an olsun vazgeçmeden..  Şimdi söyleyin bana.. Umut bu değil mi zaten?