15 Şubat 2012 Çarşamba

Bittii


 

Sana söylemek istediğim binlerce şey var.. İster buna hırs de, ister kıskançlık de, istersen kuyruk acısı de.. Artık umurumda değil.. Sen ki 30 yaşında bir adamsın, gidip kardeşinin yaşıtlarıyla ilişki yaşıyorsun ve bunu da insanlara ilan ediyorsun, yok sevgili sen benim kalbimdeki adam değilsin..

Hani dersin ya " ben eski kafalıyım" diye değilsin.. Rahat ol.. Sen gayeeet modern bir adamsın.. Hatta benim diyen moderne taş çıkartırsın emin ol.. Ben senden daha eski kafalıyım bu ortada yani..

Sabah görünce baya üzüldüm ama itiraf etmem gerek şimdi.. Sonra düşündüm.. Bunu yapan bir adamı istiyor muyum ben diye.. Hayır istemiyorum.. Hatta bana saygısızca davranan, ben barışalım bak düzeltilmeyecek bir sorunumuz yok dediğim de bana " sen şansını kaybettin, zamanında kıymetini bilecektin" diyen bir adamda istemiyorum.. 

Seni seviyorum hala o ayrı konu.. Hala anılarım duruyor.. Sorun şu ki, sen benim anılarımdaki adam değilsin.. Belkide hiç olmadın yani bilemem.. Aklımdaki, hayalimdeki birine aşık oldum belki de.. Gerçi, her dediğimi yanlış anlaman, triplere grip beni gecelerce ağlatmana bakarsak, cidden ben hayalimdeki birine aşık oldum diyorum..

Sana bir, iki kötü haberim var sevgili.. Birincisi ben sana çok değer verdim diye kendini bu kadar kıymetli sanman tabi ki çok hoş, ama ne yazık ki sana o değeri veren benim işte.. Hani karga yavrusunu karbeyazım diye severmiş, o hesap yani..

Mesela sevgili; benim yaşam tarzıma karşılık, sen asosyalsin.. Siyasetten anlamazsın, sanatı bilmezsin- hatta ilgilenmezsin bile, en son hangi filmi izledin hatırlamıyorsun bile-, kaptan olmana rağmen coğrafi bilgin sıfırdır..  Hep merak etmişimdir, insan bunca yer gezer de hiç mi merak etmez o ülkeyi.. Kültürünü, ne bileyim sokaklarını.. İşim vardı deme bir zahmet.. Publarını gezerken iş miş olmadığını kendin söylemiştin zamanında.. 

Sonra sevgili sana kocamansın derken evet cidden kocaman olduğunu kast ediyordum.. Zamanında seni ilk gördüğümde o göbeğin hiç de cazip gelmemişti.. Sonrasına gelirsek, ben  bu durumu seviyor muydum, evet.. Hemde çok, bana göre çok sempatik ve sevimliydi bu görünüşün.. Sonuçta bende filiz gibi sayılmam.. Ama yinede senin yanında ufak durmak süper keyifliydi şimdi.. 

Gözlerine iltifat edeyim diye çok bekledin biliyorum.. Ama inan hiç bana göre değillerdi.. Bir akrabamız vardı bizim, korkardım çocukken ondan.. Herhalde çok konuşmuşum onla ilgili ki, senin gözlerinde aynen öyle çıktı.. Ama gülüşün güzeldi.. Hakkını yememek gerek.. Tabi oda doğal olduğunda güzeldi.. Hani o bir alaycı gülüşün var ya, sen ne zaman onu takınsan, en yakındaki şişeyi alıp o gülüşü silmeyi isterim.. Ki bir daha kimseler ona maruz kalmasın..

Seni sadece bir arkadaşımla tanıştırabildim kusura bakma.. Aslına bakarsan çok arkadaşım var benim.. Ama onlarla bir arada olsan, konuşacak şey bulamazdın bence.. Ne bileyim.. Tiyatrocu olanı var, kemancı olanı  var, siyasetle uğraşanı var, iş adamı olanı var, ev kadını, doktor, mimar.. 

Senin için çok şeyden vazgeçtim, sen her ne kadar bunları görmek istemesen de.. Beni bırak arkadaşlarım bile vazgeçtiler benim huzurum bozulmasın diye.. En son facebook duvarıma bir şey yazmadan evvel, arayıp izin alıyorlardı zavallılar.. Bu bir şey değil tabi ne olacak.. Bu arada sen o kızla yazışıyordun değil mi? Buluşup resim çektiriyordun.. Çok pardon çok..

Neyse geçelim bunları.. Sende bunlar vardı ama bunlara rağmen beni beğenmiyordun asıl.. Yani çirkin olduğumu düşünmemişsindir eminim.. Onu diyecek kadar da kör olmazsın artık.. Her ne kadar şişmanım diye gezsem de, hala yolda insanlar dönüp dönüp bakıyorlar bana.. Naparsın gürcü-arap karması, baya başarılı bir baş yapıtım ben..   Kafam baya çalışır benim,  bakma sen seni bu kadar poh pohladığıma.. Seni sevdiğimden o.. Yoksa hiiç öyle salak olduğumdan değil yani.. Bir işler çevirdiğini anlayacak kadar çalışıyordu kafam çok şükür.. 

Arkadaşlarına gelince.. Bir ikisinin sana yaptığı yorumu görünce, tanışmaktan vazgeçmiştim onlarla zaten..  Yoksa ısrarım, erkek muhabbetinizi dinlemek için değildi.. 

Sen her ne kadar beni zarif ve kibar bulmasan da, insanların çoğu beni öyle buluyor.. Hatta bu yüzden kızıyorlar bana, herkese bu kadar kibar olmak zorunda değilsin, herkes bunu anlamıyor diye.. Bu benim elimde değil ama ne yazık ki.. Ben karşımdakinin insanlığına değer verip nazik davranırım sevgili.. Saçına, başına, yaşına, işine bakmam yani.. 

Küfür etmeye gelince.. Karikatür seviyor olmam, küfür sevdiğimi göstermez.. Hatta bir kadına yakıştırmam bile.. Etmemde emin ol.. Ağzımdan çıkmışlığı yoktur.. Beni gerçekten tanımaya niyet edenlerde bunu gayet iyi bilirler..

Başka bilmediklerini de diyeyim ben sana.. Ben iki üniversite bitirdim sevgili.. Onca insan tanırım ki, buna onlardan öğrendiklerimi de eklersek senin hayal gücünün alamayacağı kadar çok şey bilirim ben sevgili..

 Ettiğim lafı bilirim.. Yapamayacağım şeyi vaat etmem..  Vaat etmediğim şeyi de yap diyene, sinir olurum.. 

Benden bir şey istiyorsan, bana açık ve net olarak söylemen gerekir.. Sonra şakayla karışık demiştim dersen ben sana öyle bir şey demedin derim.. Ben laf kalabalığını sevmem sevgili.. Ne istiyorsan söylersin.. Şakaya vurmazsın.. Tıpkı o mini etek konusunda olduğu gibi.. Sana laf geçiremiyorum demiştin ya, ayrılırken bana.. Hani sebeplerden biri buydu ya.. Bana adam gibi bu boyda etek giymeni istemiyorum deseydin, biz kapatmıştık o konuyu.. Sen "oo yine miniler giyilmiş" dersen, bende senin için sorun olmadığını düşünürüm haklı olarak..

Blogun ne olduğunu bilmiyordun da bana sormuştun hatırladın mı?  Bana kalsa hiç takılma nette diyordun.. Canım benim.. Ben sürekli hareket halindeyim.. Sürekli çevremde insanlar var.. Konuşuyorum, anlatıyorum, dinliyorum, yorum yapıyorum.. Ben sürekli yaşamaya devam ediyorum..  Hiç bir şey olmasa öğreniyorum.. Karı kız bulmaktan başka şeylerede yarıyor internet emin ol..  

Bu arada ben bir laf ettiğimde onu ters anlaman yok muydu, beni deli ediyordu.. Hayatta en nefret ettiğim şeydir bu, bu arada.. Ben sana; beni arayıp ulaşamadığında rapor gelmiyor, arayıp Turkcelle sorayım diyorum ve sen bunu sen yalan söylüyorsun arayıp sorayım bakalım aradın mı cidden diye anlıyorsan, kusura bakma.. İyi niyetimden nefret ettiğim anlardan biridir bu yani..

Ben gayet açık ve net konuşurum.. Lafımı tutmayı da bilirim, yeri geldiğinde söylemeyi de.. Lafımın bir ağırlığı vardır benim.. Bundan sıkıntısı olan, morali bozulan beni arar, bulur.. Bundan benim fikrimi alırlar insanlar.. Hatta bazen bunalırım bundan.. Boşa konuşmam yani sevgili..

Sevgili, ben olduğum gibiyim.. İnandıklarım var benim.. Kadın dediğine dair tabularım var.. Kurallarım var kendimce.. Ben olduğum gibiyim.. Tıpkı senin tüm bu nefret ettiğim özelliklerine rağmen seviyor olmam gibi.. Kendin gibi kabul ettim ben seni.. Bu halini sevdim..  Tüm bunlara rağmen bir gülümsemen benim içimi ısıttı ve tüm bunlara rağmen günlerce gık demeden bekledim seni.. Bu gün bile beklemeye razıyım bir ömür boyu..

Ben kimseye saygısızlık etmedim, küçük görmedim, küçük düşürmedim, alay etmedim.. Bunu yapanı da hiç bir zaman hoş görmedim.. Şimdi sevgili.. Sen bu gün yaptığın şeyle beni küçük düşürdün.. Bunca sevgime ve emeğime saygısızlık ettin.. Tüm bunları blogda ki yazımı okuyup yaptın, beni küçük gördün.. Sana hayatımı, sevgimi, kalbimi, sırlarımı ve üzüntülerimi açtığım için pişmanım.. Hayatım da ilk kez..

Artık ne ben senin için varım, ne sen benim için..  Bende kalanları ben sana geri veriyorum.. Benden sende kalan zerre bile varsa, sende at çöpe gitsin.. Bu gün BİTTİ sevgili.. İçimde ki en son sende bu gün, o yaptığın şeyle beraber BİTTİ..