8 Şubat 2012 Çarşamba

Genel Durum Değerlendirmesi..




Saat sabahın 4'ü ve ben hala ayaktayım.. Zerre kadar uykum yok ya.. Alıştık sabahlara kadar adamı beklemeye, uykum küstü resmen bana.. Şimdi gel de uyu.. Hayır sonra sabah - normal insan evlatları için akşam üstü- 3'de ancak kalkıyorum.. Gitti mi sana tüm gün..

Kaptanla ilgili yeni bir gelişme yok.. Falcıya gittim.. Kendisinin her dediği çıkarmış, öyle dediler..(Gerçi az birazda ürkütücüydü ).. 

Şimdi baktı falan; işe gireceksin dedi.. Yükseleceksin sen, hayatında büyük bir sıkıntı olmayacak dedi.. 

Kaptanla ilgili de bunun işle ve evle ilgili dertleri var dedi.. O yüzden ancak gönül eğlendirip, takılıyor biriyle ama o kadar dedi.. 15 gün için de okyanus ötesi bir yere gidecek bu dedi.. Bu noktaya dikkatinizi çekerim, adam deniz meniz demedi direk okyanustan girdi konuya yani.. Sonra sizin bununla ağustosta bir görüşmeniz var ama hesaplaşma gibi olacak bu, sonrasında  beraber görünüyorsunuz dedi.. Tabi ben böylee ağzı kulaklarında çıktım dışarı.. 

Ha birde beni bir azarladı bir azarladı.. "Sen bu adamı nasıl bu kadar pohpohladın, ne dese sen bilirsin dedin" diye.. Azıcık diş göstermemişsin buna dedi.. Of dememişsin deyince, ben  tırstım zaten direk.. Şimdi napıyoruz hep beraber dua ediyoruz.. 

Yani bunun sadece fal olduğunu, illa olacak diye bir şey olmadığını biliyorum.. Ne olur biriniz "inanma bunlara yeaa" demeyin.. Nitekim geçen yazdığım yazıdan sonra bir mail aldım ki evlere şenlik..  Sen sevmeyi bilmiyorsundan tutunda, aşık olmamışsın diye arkadaş baya girişmiş bana yani..

Cidden bilmiyordum ama öğrenmişim; icazet aldım.. Fi zamanda yeni bir adamla tanışmışım böyle ağzım kulaklarımda geziyorum.. Herkese anlatıyorum falan.. (bu arada şu an elektrikler gitti ) Tuvgay beni dinledi dinledi.. Kurbik dedi.. "Sen hep aşık olyosun da ne  zaman bir adamı cidden seveceksin merak ediyorum.." dedi.. Tabi aklım bambaşka yerde sallamadım ne var ya falan dedim geçiştirdim.. Ne farkı var yani, diyorum ben içimden..

Ne var ki; benim filazoftan bozma arkadaşım bana durumun en güzel izahını yaptı kanatimce:  "Ya şimdi dedi ölmekle bayılmayı birbirine karıştırıyorsunuz.. Aşk dediğin birisinin tek bir özelliğine bağlanmak, onunla mutlu olmaktır.. İnsan kötü bir özellik görmez bile.. Ha gün gelip de o bayıldığın, bağlandığın özellik kaybolursa; adam değişti.. Yok efendim artık aramızda aşk kalmadı oluyor.. Ama mesela adamın sabit bir özelliğine vurulduysan şanslısın, bir ömür öyle gidiyor.. Birini sevmekse başından beri onu olduğu gibi kabul etmek.. Nefret ettiğin huyu bile olsa, ona ait olduğu için öylece kalsın istemek dedi.. Karşındakinin varlığından mutlu olmak, onu öylece sebepsiz sevmek.."

Geçen gün aradım, Tuvgay dedim.. Ben birini cidden sevdim sonunda.. Huysuzun, kıskancın biri olduğunu biliyorum ama değişsin istemiyorum zerre kadar.. Öyle kalsın hep..

Sanırım ne çabuk unuttun diyen arkadaşı da konuyla iligli aydınlatmış oldum efendim.. Birisi çekip gittiğinde onu sevmekten vazgeçemiyorsun.. Ama isyan edip, ona kızamıyorsun bile.. Gelir mi gelmez mi bilemem.. Tek bildiğim Allah kabul etmeyeceği duayı ettirmez..

Bu arada gazeteciye geleyim.. Kendisi tüm yavşaklığıyla aradı.. Bu tabiri kullanmam gerekti çünkü bu cuk oturdu yani, kusura bakmayın artık.. Açmadım tabi ki.. Yine aradı, aradı, aradı ve mesaj attı.. “ Ne oldu küstük mü?” Şimdi bu adama ne cevap vermek gerekir siz söyleyin.. “ Gazeteci dedim birinciye denedik olmadı, ikinciye arkadaş olarak denedik olmadı.. Kusura bakma ama üçüncüye sana ayıracak kadar zamanım yok, zira senin aklının başına gelipte insan olacağın yok..” Ne kadar sinirlendiğini siz düşünün.. Ama hırsımı aldım en azından.. Ohhhhhh..

Genel olarak hayat böyle gidiyor.. Bir iki iş görüşmem var.. Platonik aşkım aradı bu gün.. “Kurbik bu adamı sen bu kadar seviyorsun ya dönmezse salaktır “ dedi.. Kendi çapımda mutlu oldum bende.. Hani insanlar böyle söyledikçe sanki, daha çok düzelme ihtimali varmış gibi geliyor sanırım..

Aslında  artık günler anlamsız ve kötü geçer diye düşünüyordum hep.. Öyle geliyordu.. Ama nasıl bizler salt iyi ya da salt kötü değilsek, günler de ne sadece mutlu ne de sadece hüzünlü.. Bize benziyorlar aslında onlarda..