24 Şubat 2012 Cuma

Gittik, Gördük, Yazdık.. Bence Bu Film..

 





Sonunda üstün çabalarım ve biletimi önceden alma akıllılığını göstermem sayesinde gittik bu gün ufaklıkla sinemaya.. Eve ancak gelebildik.. Annem en az kırk kere aradı.. Kendi ulaşamayınca, ufaktan bir tehdit olsun diye babama arattı.. Allah'tan babacıkın kızları pek kıymetli..


Şimdi önce anlaşalım.. Film hakkıında ki düşüncelerim bir yana, filmi çekenlere tek tek teşekkür etmek gerek.. İster harika olsun ister berbat, emekleri ve çabalarını takdir etmek gerek.. Bizde tarih filmleri çok çekilmez.. Cesaret edilmez.. Edenlerede hadleri itinayla bildirilir.. Benim umudum bu kadar izleyen olduğuna göre, artık bu alanda daha fazla film çekilir.. Daha farklı bakış açılarını görebiliriz..

Filme geleyim uzatmadan, yoksa bu yazı başını alıp gidecek yine.. Öncelikle biraz toplama gibi olmuş.. Azıcık amerikan filmlerinden, biraz TGRT dini dizilerinden, az birazda eski türk  filmlerinden almışlar sanki.. Konu o kadar klişe işlenmiş ki, inanamıyorsunuz.. Her an "ee şimdi şaşırt şimdi kendin gibi bir şey yap" hissi gitmiyor insanın içinden.. Sanki yönetmen yokmuş da, öyle hadi şimdide bunu yapıyoruz deyip deyip çekmişler..

Filmin içinde bölümler kopuk kopuk.. Bir sahneden diğerine geçerken olanları ancak konuşmalardan anlıyoruz.. Mesela ben bunu yapmam asla diyen adamın, konuya nasıl ikna olduğunu " kızım beni iyi ki ikna ettin" demesiyle  geçiştirme bir şekilde öğreniyoruz işte.. Öyle ince detay falan yok..

Bu kopukluktan olsa gerek, şöyle bir Fatih'in " O zaman bizde gemileri karadan yürütürüz" dediği sahne yok.. Direk halatlarla gemi çeken adamlar var.. Bunun bir benzeri filmin sonunda da var.. Fatih'le özdeşleşmiş konuşması yok, onun yerine Bill Clinton görebilirsiniz.. O kadar diyorum yani.. Bu arada Bizanslılar bu gemi olayını öyle sakin karşılıyor ki, sadece sinirleniyorlar.. Adamlarda ne bir panik, ne bir şaşkınlık.. Sadece kızıyorlar..

Savaş sahneleri görsel olarak güzel.. Bu kadar vahşete kana gerek var mıydı bilmem.. Kopan kol bacak göstermek çok da savaş ruhunu yansıtmıyor benim fikrimce.. Helede bunlara odaklanıp uzun uzun gösterilmesi bana biraz zorlama geldi..

Fatih 'i biraz ergen pozlarında, bunalımlarda göstermelerini ben kişisel olarak hazmedemedim.. Adam kalkmış surlara dayanmış, olmadı diye bunalıma gir çadırlara kapan.. Şöyle dimdik dursaydı ben daha mutlu olurdum..

Bizanslılara gelince; ha bir Malkoçoğlu filmindeki Bizanslılar ha bunlar.. Aynı.. Sanki yazmaya bile üşenmişler, oradan eklemişler gibi.. Böyle eğlencelerde yarı çıplak dans eden kızlar, havuzda kadınlarla imparator.. Tanıdık geldi dimi..

Müziklerine de takıldım ben filmin.. Yabancı oskar ödüllü biri yapmış.. Eğer doğruysa baya belliydi yani.. Böyle bildiğiniz Amerikan savaş filmi müziği gibi olmuş.. Atmosferle hiiç ilgisi yok.. Ben bir filmi izliyorsam, müziği beni o sahneye çeksin, o anın heyecanını yaşatsın isterim mesela.. Malesef yoktu.. Klişe burada lazımdı işte.. Şöyle bir iki mehter duymalıydık.. Bir Can Atilla beklerdim orada..

Tüm bunlara rağmen, oyuncular harikaydı.. Her birinin tüm emeklerini ortaya koyduğu belliydi.. Bence gerçekten harika da görünüyorlardı.. Bunca şeye rağmen filmi izlenir yapan onların bu oyunculuğu olmuş..

Film konuyla ilgili ilk örneklerden bildiğim kadarıyla.. Umarım geriden daha pek çok film gelir.. Sırf buna önayak oldukları için bile her birisine tek tek teşekkür etmeyi, görsel hafızalı bir millet olarak borç biliriz efendim.. Elleriniz dert görmesin..