29 Şubat 2012 Çarşamba

Kadın Efsaneleri..



aslında her şey çok basitti.. yüzyıllardır devam eden bir gelenek gibi, kadınlar arasında bilinen bir şey.. kulaktan kulağa anlatılan pek çok hikayeden biriydi belkide.. olsun.. yapılabilirdi.. 

daha ona gitmeyi planladığım ilk anda bile, kafamda vardı bu.. belkide sadece bunun için gidiyordum ona.. daha önce hiç gitmediğim, hiç kalmadığım bir ev.. 

önce sevinçle karşılamalar.. sonra kalabalık bir insan seli içinde tanışmalar.. herkes uzun bir gece olsun istiyordu.. halbuki hemen gitmeliydiler.. çok uzamadan  bitsin istemem tuhaf değil bana göre.. 

korku.. heyecan.. merak.. ne bu kadar gerginlik yaratan bende bilmesem de, yüzyıllar öncesinden gelen bir giz olduğuna, bir tılsım olduğuna inandırmak istiyorum belkide kendimi.. bu gece.. yılın 3. karının düştüğü gece.. bahçesinde elma ağacı olan bir evde.. tıpkı o yasak meyve hikayesinde olduğu gibi..

saçma koşuşturmaca bitip de insanlar evlerine gidince, sadece beklemek kalıyor geriye.. ev sahibemizin ve eşinin sessizlikteki nefes alışlarının iyice duyulacağı bir an gelecek.. tam güneş doğmadan önceki o bir kaç dakikalık zaman dilimi.. dediklerine göre tüm sırların ve meleklerin yer değiştirdiği zaman.. 

bekledim.. belki çok kısa bir süreydi..  bense sanki bir ömür bekledim.. karanlıktan oldum olası korkarım zaten.. şimdi daha da bir korkutucu geliyordu bana.. hiç bilmediğim bir odada yataktan kalktım.. zifiri karanlık.. 

el yordamıyla yatarken yastığın altına koyduğum kağıdı aradım.. cep telefonum.. onuda bulmam gerekiyor.. başka türlü bu yazıyı okuyamam.. çantamı yatağın üstüne boşalttım.. telefonun ışığında kağıda bir kez daha bakıyorum işte.. günlerdir yağacak 3. karı beklerken defalarca okuduğum duaya.. yamuk..imlasız.. karışık harflerle yazılmış 4 cümlecik.. 

çok eskilere dayanan bir gelenek.. bilmediğim bir evin.. bilmediğim koridorunda yürürken karanlık daha da koyu geliyor.. halbuki gözlerim alışmalıydı karanlığa.. bilimsel olarak böyle değil miydi.. tam tersine.. karanlık daha koyulaşıyor.. korkuyorum.. vazgeçip geri dönmeliyim belkide..

kulağımda sürekli aynı  sesler.. şimdi tam zamanı.. 3. karın yağdığı çok sık görülmez.. hadi mutlaka yapmalısın.. bir daha böyle bir şansın olmaz..

ev sahibemiz kaloriferi kapattığı için mi.. korktuğum için mi yoksa, değişim saatinin kendine has soğuğumu bu.. koridordan geçerken tüm kanım dondu sanki.. salona geldiğimde artık herşey bitmiş olacak.. ya da hiç bilmediğim bir şeyi başlatmış olacağım..

yapmam gereken yatmadan önce koltukta gördüğüm o örtüyü alıp aynanın karşısına geçmek.. sonra duayı okumam gerek.. işte hepsi bu kadar..


aynanın karşısında duruyorum işte.. duayı okumam gerek.. aynaya hiç bakmadan.. 3 kere..  acele etmem lazım..zamanım az.. vakti geçmemeli.. 

dua bitince aynaya bakmalı ve sonra onun gelmesini beklemeliyim.. aynada belirecek .. bir siluet.. bir hayalet.. bir melek.. bilmiyorum.. kimse bilmiyor.. sadece belirecek.. 

korkuyorum.. dönüp gitmeliyim hemen.. yatağıma girmeli.. yorganımı başıma kadar çekmeliyim.. korkuyorum.. yarım kalırsa ya.. ya yarım kalmamalıysa bu iş.. bakmam gerek o aynaya.. 

salon dönüyor sanki etrafımda... ayna işte karşımda.. karanlık.. bekle.. bekle.. bekle.. gün aydınlanacak birazdan.. bekle.. 

ayna sadece karanlık.. değişen bir şey yok işte.. ses.. bir ses var evet.. Ne halt ettim ben ya!! birşey yaklaşıyor işte.. sımsıkı kapasam gözlerimi.. 

" ne o be uykun mu kaçtı? napıyon gece gece aynanın karşsında?" 
 " Sema!! " 
 " neyy? yürü hadi saftirik.. aynada bişi çıkacak da ona dileğini söyleyeceksin dimi.. yürü yürü.. bide akıllı geçinirsin ya.. yürü yat hadi.."

kadın efsaneleri vardır ya hani.. şunu yapmış şu olmuş.. bak bak böyle yapınca kocasını görmüş konulu.. bana en ürkütücü geleni bu anlattığım olmuştur hep içlerinde.. yapsam nasıl olur diye düşündüm de bir an.. sonra böyle olurdu herhalde dedim.. ve daha yapmayı düşünmeden vazgeçtim..  zaten kalan yarım aklım var şurada :)))