3 Şubat 2012 Cuma

Kendi Tarihimin En Büyük Ayaklanmasını Başlatıyorum... Bekle Beni Kendim... Kendime Geliyorum!!!!




Şimdi ben nereden başlasam da size anlatsam bu bir anda olan aydınlanma mı? Yani sinirimin, hırsımın ne aşamada olduğunu size kelimelerle anlatamıyorum şu an.. Hani takip evresinden buraya nasıl geçtim, bu aydınlanma bir anda nasıl geldi bende anlamadım ama kafam şu an o kadar net ki!

Geçenlerde eski sevgilim aradı.. Hani fi tarihte size anlatmıştım gazeteci diye.. Geyik yaptı falan.. Arada arar, bende açmam ama işte açasım tuttu benimde.. Konuştuk ettik..

Ayrılmışınız falan dedi.. Bende ayrıldım geyiği, hemen arkasından da bana kalacaksın falan muhabbeti.. Bir eski sevgili klasiği yani.. Yeni jipini anlattı sonra işini falan filan.. Bir grafiker lazım sen yapabiliyor musun dedi önce.. Bana senin gibi biri lazım.. Yok dedim ama arkadaşlarım var konuşayım haber verim ben müsaitlerse.. Tamam dedi kapattık..

Arkadaşımla konuşunca bu gün aradım adamı, meşgule verdi paşam.. Akşam baktım arıyor.. Ben de zamanında bana hep dediği lafı diyeyim şaka yapayım dedim.. "Neden meşgule veriliyor o telefon, ben arayınca açılacak hemen"..  "Bu ne şimdi" dedi öküz.. "Senin lafın" dedim, "şaka yaptım, hemen abartma" dedim.. Baktım sesi kötü.. Bu defa da tüm saftrikliğimle "ne oldu? " dedim.. Sana ne dimi??  gebersin yani, sana ne?? "Yok bir şey hatta çok güzel bir gün geçirdim  şimdi uykum var" dedi.. Sanki ben aradım herifi de uykum var diyor.. Yarın arasaydın mal, sanki seni kırk kere aradım da bana laf ediyorsun..

Neyse.. İşte bir kızla tanışmış, bilmem ne, konuştu falan.. Tüm saflığım ve kaptandan gelen kuyruk acımla; " "dikkatli ol " dedim.. " Biz her gördüğümüz insanı, kendimiz gibi sanıyoruz sonra üzülüyoruz, yalnız kalıyoruz.. Sen heveslenme çok, bu kafayla sonunda birbirimize kalıcaz.."  Aman demez olaydım.. "Artık şaka olarak da birbirimize böyle şeyler demeyelim" dedi..

 O anda, işte o anda; bende bir aydınlanma başladı.. Saydım sen kimsin dedim, ne sanıyorsun kendini.. Alt tarafı bir şaka bu yani.. Ben sana ne demek için aradım bana neler saydın.. Ne yaptı dersiniz? Telefonu kapattı öküz!!

Ve ben, bir anda kendime ne kadar değer vermediğimi, kendimden ne kadar vazgeçtiğimi hatırladım.. Birden o böyle ukala ukala konuşurken karşımda kaptanı gördüm.. Aynı saygısızlık, aynı kendini beğenmişlik.. Benim ona da aynen böyle davranmam gerekti dedim.. Başka bir insan için, kendinin kim olduğunu unutmamak gerek..

Karşımda konuştukça alttan alacağıma, sen kimsin ki, bana böyle davranabiliyorsun demem gerekirdi.. Olmadığı bir adam gibi davranıp adamın götünü arşa erdirmenin bir manası yoktu.. Benle konuşmasına dikkat etmediğinde bir tavır koymalıydım en azından.. Başkası yapsa saygısızlık olarak alacağım şeyi, o yapınca sindirmemeliydim.. Ben gidiyorum dediğinde, sen bilirsin yolun açık olsun demeliydim.. Yalvarıp duracağıma..

Bu yaşanılanlar; ben  biz olmaya çalışırken, ben olmaktan vazgeçmenin sonuçları.. En sonunda  adam çekip gittiğinde geriye kalana bakıyorum.. Ben bile değil.. Bir ben bile yok.. Kendime  ben bir değer vermemişim ki, adam versin..

Bundan sonra ben varım.. Bu eski sevgilinin yaptığı şey bana, onun için neler yaptığımı hatırlattı.. Resmen eziyet, resmen işkence gibiydi onunla zaman.. Okulun en aktif, en faal kızlarından ol, bir öküz seni sürekli küçümsesin.. Kedini bir şey sansın.. Millet ardından dalga geçerken,  sen onu savun.. Sonra.. Sonra ayrıldık da ancak topladım öz güveni mi..

Telefonu  kapattı diye hırs sanmayın bunu.. İki gün sonra arar.. Bu gerçek hiç değişmedi.. Hemde hiç bir şey olmamış gibi arar.. Onun huyu bu.. Ben bir daha o telefonu açar mıyım? Bir daha benden tek kelime duyabilir mi acaba..

Bu adamların kendilerini benden üstün görmelerine ben izin verdim.. Ben adam yerine koyduğum, değer verdiğim için bu kadar sevdim.. Onlar bu kadar çok sevilecek, bu kadar vazgeçilmeyecek oldukları için değil.. Kendimden vazgeçtiğim için bu kadar yıkılmam, kahrolmam .. Kendimi değersiz hissetmem onların vermediği değerden değil.. Benim kendime vermediğim değerden..

Çirkin desen değilim.. Salak desen değilim, hatta baya da zekiyimdir.. Konuşmayı severim, cana yakınım.. Yanımda kimse sıkılmaz.. Dinlemeyi de bilirim, gerekirse akıl vermeyi de.. Ev işini de bilirim, sanat galerisine gitmeyi de.. Öyle hafife alınacak bir tip hiç değilim.. Tek kusurum kendi değerimi bilmemek.. Alçak gönüllüğü hala meziyet sanmak.. Herkese karşı bir kibarlık ve incelik..

Yine özlerim, yine içim acır kaptan için.. Biliyorum.. Ama ağlamam artık.. Harap etmem kendimi.. O kendine değer veriyorsa, bende veriyorum bundan böyle..

Bu arada kaptan, benim arkadaşımı da silmiş.. Ya blogu hatırladı okuyor ya da mini sevgilisini cümle aleme duyurma kararı aldı.. Her iki durum da da..

Aşkımmm Allah büyük..  Sen bunu unutma yeter.. Geliriz elbet bir gün karşı karşıya..