10 Mart 2012 Cumartesi

Alıştım Birtanem Alıştım Ulen Sana..




İlkokul kitabında alışkanlıklarla ilgili bir hikaye vardı..O kadar garip gelmişti ki bana bu hikaye halen hatırlarım.. Bir kadın pazardan bir buzağı alır.. Onu çok sever, elleriyle besler, kucağına alıp dururmuş.. Bu kucağına alıp sevme işi onda öyle bir kalıcı alışkanlık olmuş ki, buzağı büyüyüp inek olduğunda bile kucağına almaya devam etmiş..

Bu hikaye ilk okul 2. / 3.sınıfta ki bir çocuk için muazzam tuhaf kabul edin şimdi.. Alışkanlığı anlatmaktan çok baya baya saplantılı manyak bir kadını anlatıyor yani.. Ben kadına yaptığın saçma delimisin diyen kimse olmadığı için kadının çok yalnız olduğunu düşünmüştüm mesela.. Bunu dediğimde öğretmen bile nasıl konuyu buraya bağladığımı anlayamamıştı..

Kadının bu alışkanlığını tuhaf bulmama rağmen, gerçek hayatta daha manyak alışkanlıklarımız olduğu su götürmez bir gerçek  şimdi.. Onu bunu bırakın, kendimizde bile buluruz o yuh artık denilecek alışkanlıkları..

Mesela bir arkadaşım arabayla bir yere gidecekse illa yemek yemeli.. Yoksa gidemiyor hatun.. Üniversite hayatımız boyunca ders bitip de eve dönme zamanı gelince, ilk iş kantine koşardı.. Bildiğiniz dev bir poşet yiyecek ve içecek alır yol boyunca aralıksız yerdi..

 Sonra bir tanesinin çöp atma alışkanlığı vardır.. İyi bir şey değil demiyorum ama alışkanlık sonuçta.. Her gece çayı mutlaka döker ve çöpleri toplar.. Sabah evden çıkarken de tüm çöpleri atar.. Tuvalet, mutfak ne bileyim odadaki kağıt çöpü.. Geç kalır işe ama yinede onları atar..

Annemse ayakları örtülüyken uyuyamaz.. Yaz kış fark etmez.. İlla ayakları açıkta olacak.. Kardeşim ayran olmadan yemek yiyemez.. Ayran yoksa yemeğe oturmaz..

Bana gelince ben baya baya psikopata sardım.. Helede evde olunca iyice kendimi yayacağım alışkanlıkları hızla ediniyorum.. Yatmadan önce illa camı açar bir hava alırım.. Sıcak soğuk fark etmez.. Yoksa uyuyamıyorum.. İlla zeytinyağlı sabunla yıkanırım mesela.. Yoksa hayatta temizlenmiyormuşum gibi geliyor..

Gibi gibi gibi daha çok alışkanlık sayılır.. İşin fenası, kendiminkilerin tuhaflığına bakmadan başkalarının alışkanlıklarına takılıp sinir oluyorum kendimce.. Ya mal mı bu falan triplerine giriyorum.. Bir gün birine söylenicem verecek ağzımın payını ama ne zaman bilemedim..

Son günlerde ise hepimizin en büyük alışkanlığı internet oldu bence.. Hani o kadının beslediği buzağı gibi habirede büyüyor sağ olsun.. Önce yonjalar falan vardı, sonra msn geldi, arkdasından Facebook patladı, Twitter ona yetişti derken Pinterestler,Tumblerlar aman efendim weheartitler bastı bizi..

Alışkanlıklar iyidir bakmayın.. Hayatınızda belirli kurallarımız ben dediğiniz noktalarınız işaretlerimiz gibiler.. Hatta bizi tanımlarken kullanılırlar.. Sorun bazen alışkanlıkla takıntıyı ayırt edemeyip, o manyak teyze gibi olmakta.. Takıntılı ve bunun takıntı olduğunu söyleyecek kimsesi olmayacak kadar yalnız..