19 Nisan 2012 Perşembe

Kadın..


Uzun saçı oldum olası çok severim.. Hani şöyle beline kadar akıp giden saçlar.. Bir kadını kadın gibi gösterir hani.. Birde hafif bir sabun kokusu.. İçi gülen gözleri de oldu mu insanın o kadın, bir erkeğin kalbinden de bir küçük çocuğun zihninden de silinmez.. Hatta bendeki gibi kalır içinde..


Çocukluğunuzdan kalma ufak sahneler vardır ya hani.. Tamamını hatırlamazsınız.. Öncesi yada sonrası da yoktur.. Sadece bir kaç dakikalık bir an..

Kabataş Set üstünde, Kabataş Lisesinin tam önünden aşağıya bir yokuş iner..  İşte tam o yokuştayız.. Eski taş binalardan birinin camında oturuyoruz .. Giriş katı hani.. Yolun hemen yanında.. Bir pazar günü..

Sokakta bir hareketlilik.. Birbirine selam verenler.. Kahvaltısını balkonda yapanlar.. Sıcak ekmeğiyle evine gidenler.. Yokuşun yukarısından, bir çift iniyor aşağıya doğru.. Bıyıklı uzun bir adam.. Yanında da uzun ama upuzun saçları olan bir kadın.. Hani Osmanlı kadını derler ya öyle heybetli bir duruş.. Yüzündeyse kocaman bir gülümseme..

Kadınla adam elele yürüyorlar bize doğru.. Her ikisinin de gözlerinin içi gülüyor.. Selam veriyorlar herkese.. Ve kadının saçları akıyor..

Bize gülümsüyorlar ve sahile kahvaltı için geçip gidiyorlar.. Meral Okay ve Yaman Okay..