9 Eylül 2013 Pazartesi

Hayatın Tekrarı Yoktur.. Hayatta Tekrarlarımız Vardır..


İnsanlarda anlayamadığım aynı şeyi yapmaktan nasıl sıkılmadıkları.. Düzensever birisi olsam da birbirinin aynı günleri yaşamak her gün aynı işleri yapmak ve aynı tepkileri almak beni boğuyor.. Helede iş yerinde iyice boğucu ve sıkıcı olabiliyor..

Çok büyük hayal ve umutlarla başladığım işimdeki son durumum birbirinin aynı işleri yapıp durmaktan ibaret.. Ne fikirle giderseniz gidin önünüze bir engelle çıkan insanların olduğunu söylerlerdi insan kaynakları dersinde ama insan yaşamadan bilemiyor işte.. Hiç bir yeniliğe olumlu bakmayan, tek odağı satış ve indirim kuponu olan bir iş.. Belkide ben çok sabırsız ve huysuzum ama insanın hevesini kırdıkları da ortada.. Hiç bir şey söylemeden sadece denileni yapmamı bekleyen insanlarla olmak ve bekle geleceği var bu işin yorumları beni hep bezdirmiştir.

İnsan hayal edemiyorsa, bir yenilik getiremiyor yada yeni şeyleri deneyemiyorsa ne anlamı kaldı orada bulunmasının.. Bir süre sonra  kendini kandırdığını, yavaşlattığını ve körelttiğini fark ediyorsun.. Kimse için yada hiç bir firma için kendinden vazgeçmeye değmez diye düşünüyorum.. Yeni bir şey öğrenemiyorsam o işin bana faydası yok demektir.. Bana faydası yoksa beni geliştirmiyorsa orada olmamamın bir anlamıda yok gibi geliyor..

Özetle;  hayatımı maaşını alıp denileni yaparak geçiren insanlardan birisi olarak devam ettiremeyeceğime eminim.. Gelişmeli, yenilenmeli, dünden bir adım daha önde olmalıyım.. 60 yaşında bir sabah uyanıp boş beleş memur kafasında bir hayat geçirmiş insanlardan olmak istemiyorum.. Bu beni korkutuyor..

Hayallerini gerçek yapamamış, bunu da ben yaptım diyememiş bir insan olmak fikri zor geliyor.. Başarmak için resmen tırmalıyorum.. Buna rağmen istediğim şeyleri elde edememek fikri bile beni deli ediyor.. Başarısızlığı tamahkarlık, aynı şeyleri tekrar etmeyi sabaat etmek, kısa süreli hedeflere ulaşmayı başarı saymak bana göre insanın kendine ihanetinin doruk noktası..

Ne yazık ki biz her seferinde buna ikna ediliyor  yada mecbur bırakılıyoruz.. Bir iş yerinde yıllarca çalışmanın başarı olduğuna inanılan bir dünya bizdeki iş dünyası.. Yıllarca orada  durup bir kibrit çöpü kadar bile fayda sağlamamış olsan da orada olmayı başarıdan sayıyoruz..

Gerçek işimizi yapmayıp, birilerinin kendince karar verdiği ve bu senin işin dediği saçma sapan şeylerle ömür geçiriyoruz... Neyse yine söyleniyorumdur belkide.. Huzursuz ve mutsuzum belkide bu yüzdendir.. Bildiğim şey buna bir çözüm bulmam gerektiği..  Kendimi aşmam gerektiği.. Bir çaresine bakıp kendimi güncellemem gerektiği.. Zira bu şekilde çok fazla dayanamayacağım aşikar..