14 Mayıs 2014 Çarşamba

Diyorum ya.. Bazen susmak gerek.. Vicdanın konuşurken edebini bilip susmak gerek!

Bencilim.. Düşünüyorum.. Hayatta en korktuğum.. Düşündüğümde bile nefesimi kesen şey ne diye.. Havasız kalmak! Düşüncesi bile darlıyor beni.. Nefesim kesiliyor.. Kapalı bir  yerdeysem dışarı çıkmanın yollarını arıyorum.. Kendimden düşünüyorum.. Sonra.. Ya onca insan diyorum.. Toprağın altında.. neymiş hava veriyorlarmış! Nereye? Kime? 

Dedim ya düşünüyorum.. Yani kim kollar bu adamların hakkını diyorum? Yani Soma'da bir maden işçisi olsam.. Kalkıp gitsem bakanlığa ben uygun olmayan şartlarda çalışıyorum desem.. Kim dinler beni? Bencilce diyorum ki o zaman.. Benim yerime kim konuşur peki? Sendika! Benim hakkımı devlete onlar savunmaz mı? Onlar demez mi benim adıma? Sonra yine bencilliğim tutuyor.. Benim hakkımdan benim güvenliğimden daha önemli herhalde diyorum 1 Mayıs'ta Taksim'e çıkmak! Yoksa onun için ortalığa ayağa kaldıranlar benim içinde kaldırmazlar mı? Demezler mi işçi, çalışan, emek veren elleriyle inşa eder bir ülkeyi! Alnın teriyle, kirlenen elleri, yorgun bedeniyle ince ince inşa eder!

Bencillik işte.. Hep kendi derdimdeyim.. Düşünüyorum deli gibi.. İki gün sonra Soma şehitlerinden birinin oğluyla göz göze kalsam.. Ne diycem diyorum.. Kusura bakma ben evdeydim? Aslında biz Gezi'de hep dedik bunları ? Hepsi hükümetin suçu bana bakma? Muhalefet geçireydi o yasayı olmayacaktı ama işte buda senin kaderinmiş? hangisini diyeceğim bilemedim.. Hangi bahane daha vicdanımı rahatlatır..

Diyorum ya.. Bazen susmak gerek.. Vicdanın konuşurken edebini bilip susmak gerek! 

Sonrada tüm bencilliğinle dua etmek..  " Rabbim bundan sonrasının hesabını sen sor, biz bencil kullarına bırakma o tertemiz insanların vebalinin hesabını sormayı.. Biz yetemiyoruz artık.. Biz kirleneli çok oldu.. Artık kömür karasıyız herbirimiz.."